23 Mayıs 2011 Pazartesi

gölgesinde dinleneceğin ağacı sırtında taşımak



"I'm not interested in how people move;
I'm interested in what makes them move."
- Pina Bausch

Bir kadın. Sade. Yüzünden zaman geçmiş. Saçlarında tozu var. Kelimeleri bilge. Dedi ki, "Bazı deneyimler vardır, onları anlatmak için kurduğumuz cümleler, içimizdeki yansımalarının çağrıştırdıklarından başka bir şey değildir. Kelimelerde karşılıkları yoktur çünkü. Farklı şekillerde anlatmayı deneriz onları. Mesela dansla." Pina bu cümlelerle başlıyor...

...ve kırmızı bir elbiseyle. kalpler çevresinde pervane. kırmızı, ateş. pernavaye ateş, aşk. dokunmayan perişan. dokunan kül. her bedenin korkuyu giyinişi farklı. ürkeklik baki. ve kollarından kavrayınca seni hayat, başka yüzlerde bakarken kendi yüzüne, 'ben olmam' demek beyhude.


bir zamanlar olduğun şeyin hayalini tavaf yerine,
başka başka sen'ler olabilmenin heyecanına sarılmak




odalar dolusu sandalye. masa. ovalar dolusu bir kadın. gözleri kapalı. kolları açık. sadece kendi duyduğu bir müzikle dans ediyor. sadece kendi içindeki bir uçsuzluk fikri üzerine. bir adam. pervane. sandalyeler, masalar deviriyor. yol açıyor, mümkün kılıyor.


taşı toprak, engebeyi düz, zoru mümkün kılan bir güce teslim olmak




tutku bir nesne olsa, mıktanıs olurdu bir diğer mıknatısa kenetli. tutkunun kolları olsaydı, böyle sarardı meftunu olduğunu. bir kadın. bir adam. kadının beli adamın koluna, kadının yüzü adamın boynuna sözlü. sonra başkası. hayır öyle olmaz, böyle. öyle olmak varken böyle olmak niye? öyle olmaz, böyle. ama niye? böyle! ama... böyle böyle böyle. böyle.


olacağına varırken ara duraklarda durmak,
durmak, durmak ama en sonunda illa ki olacağını olmak.




Yürüyor kadın. Kırmızı kelimeler ayaklarına bulaşıyor. O yürüyor. Adama. Adam duruyor. Bir kararlı ardını dönmüşlükle. Duruyor adam. Vardığında kadın adama, topuklarına kırmızı kelimeler dökülüyor. Ve dönüyor adam. Kadına değil, dönmeye gidiyor. Bir sisli cinnet geçiyor kırmızı kelimelerin içinden. Adam gidiyor. Kelimeler peşinde. Ayakları kan kırmızı oluyor. Üzerine bastıklarının keskisi derin. Adam duruyor. Tutuyor adam. Bırakıyor. Kırmızı kelimeler içinden geçiyor kadın. Bir adamdan geçemiyor. Adam sabit. Kadın dönüyor, dönüyor, dönüyor. Yine de gidiyor adam. Bileklerine kırmızı kelimeler takılı bir kadın peşinde. Gidiyor.


stay


Şimdilerin güzellerinin sınırları cetvelle çizilmiş bir örnekliğine inat
güzelliğini kendine has eşsizliğinden alan bir film Pina.
Pina Bausch anısına...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder