2 Haziran 2011 Perşembe

Big Fat Lies

"Küçük Beyaz Yalanlar" aslında çok da küçümsenemeyecek ve masum olmayan yalanlara bulanmış karakterlerin olduğu bir film. Ortada dolaşan yalanları sadece birbirlerine değil, kendilerine de söylüyorlar. Yalan söyleyerek kendi kendine ihanet etmek çok saçma durmuyor mu? İnsan kendisine hiç böyle bir acı yaşatır mı? Mutlu olmak için gezen, eğlenen, ideallerinin peşinden koşan, çalışıp yorulan, fiziksel ihtiyaçlarını en üst seviyede karşılamaya çalışan kimse hiç böyle bir şey yapar mı? Çok salakça görünse de yapar, yapıyoruz...
Filmde yedi arkadaş çok sevdikleri bir arkadaşları hastanede ölümle pençeleşirken "mantıklı" olup, onun yanında kalsalar da bir şey değişmeyeceği için her yıl beraber yaptıkları tatillerini bu yıl da atlatmadan yapmaya karar verirler. Ancak akıllarının bir kenarında kalan ve vicdanen arada bir onları rahatsız eden şey sadece bu değildir. Sevgiliye ihanet, "yanlış" kişiyi sevmek, kimi-neyi sevdiğini bilememek... Daha çok şey vardır onların aklını ve vicdanını dürten.
Yukarıda yazdıklarımı okuyunca filmde bolca kullanılan müziklerin fazla neşeli olduğunu düşünmeye başladım. Bunun yanında film içinde aslında acı bir durumdan beslenen komik hallerin de fazlalığı ile filmin dengesini bozduğunu düşünüyorum. Filmin hikayesi iyi ama çok çok daha iyi işlenebilirdi. Çünkü anlatmak istediği ile seçtiği anlatım şekli uyumlu gitmiyordu. Yine de düşündüren yanlarıyla seyre değer bir filmdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder